DR. ILGEN N-ŞENLI, Sellülit tedavisi, ciltte portakal kabuğu görüntüsü, derideki çatlaklar, ciltteki pürüzlü görüntü, sert sellülit, mezoterapi ile sellülit tedavisi, LPG ile sellülit tedavisi, endermoloji ile sellülit tedavisi, sellülit tedavisinde diyet, sellülit tedavisinde egzersiz ve masaj, bitkisel peeling ve sellülit tedavisi
 
ATAŞEHİR DERGİSİ
AIDS’le İLGİLİ BİLMEMİZ GEREKENLER
VÜCUDUMUZ ALARMDA
CİLT HASTALIKLARI
EKZAMA
EV KADINININ EL EKZAMASI
TATİL HASTALIKLARI
DERİ ALLERJİLERİ
GIDA ALERJİLERİ NE KADAR CİDDİ BİR HASTALIKTIR?
SAMAN NEZLESİNE BU MEVSİM DİKKAT
SAÇLARIMIZ NEDEN DÖKÜLÜYOR
KADINLARDA SAÇ DÖKÜLMESİ
ERKEKLERDE SAÇ DÖKÜLMESİ
ERKEKLERDE GÖRÜLEN SAÇ DÖKÜLMESİNE YENİ BİR ÇÖZÜM
CİLTTEKİ BENLERE DİKKAT
CİLT CANLANDIRMADA ETKİN VE UZMANCA YAKLAŞIM
CİLT CANLANDIRMADA YENİ BİR TIBBİ YÖNTEM; BİTKİSEL PEELİNG
CİLDİNİZİ YENİLEYİN
ESTETİK DERMATOLOJİ
"AKNE'Yİ HAYATINIZDAN SİLİN"
CİLDİNİZİN ZAMANLA SAVAŞI
CİLT BAKIMINDA DOĞA İLE İŞ BİRLİĞİ
SİNDİRİM SİSTEMİMİZİ DÜZENLEMEK İÇİN "DETOX"
CİLDİNİZİN YAZ SONRASI DERMATOLOJİK BAKIMI
YENİ YILDA YENİ CİLT...
SAF OKSİJEN TEDAVİSİ
VÜCUT CİLDİNİN ESTETİĞİNDE, SELLÜLİT
TIPTA SELLÜLİT TEDAVİSİNDE ; MEZOTERAPİE
BOTOKS ; CERRAHİSİZ KIRIŞIKLIK TEDAVİSİ
KIRIŞIKLIKLAR İÇİN DOLGU TEDAVİSİ
KALICI MAKYAJ
BOSS TURUNCU DERGİSİ
GÜNEŞ IŞINLARININ CİLDİMİZDEKİ ETKİLERİ-KORUNMA KREMLERİ
CİLT BAKIMINDA YEŞİL ÇAY...
ÇOK EŞLİLİĞİN GETİRDİĞİ SAĞLIK SORUNLARI
SELLÜLİT GÜNLERİ
SAĞLIKLI CİLT İÇİN SAĞLIKLI BESLENME PROGRAMI
CİLT-GÜNEŞ IŞINLARI İLİŞKİSİ
CİLT-RUH SAĞLIĞI
GÜNEŞ, DERİ, KORUNMA
KAŞINTI
GEBELİK VE DERİ
ÇOCUK VE DERİ
ERGENLİK VE DERİ
YAŞLILIK VE DERİ
SİGARA VE DERİ
 E-Posta Ekle
E-Posta

SELLÜLİT
 
 
Sellülit, kadın cinsinin % 85-98’ini etkileyen, kadının vücut şekli ve tartıdaki ağırlığından bağımsız olarak gözlenen, sıklıkla uyluk, kalçalar, karın, kol cildinde, hoş gözükmeyen çukurcuklardır. Her ne kadar sellülit varlığı için, şişmanlık şart olmasa da, sellülit genellikle yağ dokusu depolanmasının çok olduğu bölgelere yerleşme eğilimindedir. Kozmetik açıdan kabul edilir olmayan sellülit görünümüne deri altı yağ dokusunun orta deriye doğru çıkıntı yapmasının neden olduğu düşünülür.

Sellülitle ilişkili olarak hayatı tehdit edici bir unsur bulunmadığından aslında bir sağlık sorunu olarak ta tanımlanamaz.

Ergenlik sonrası kadınlarda, gebelik ve süt verme döneminde kadının kalori kaynağını oluşturmak üzere yağ birikiminin artmasıyla seyreden, normal olarak görülebilen fizyolojik bir durumdur.
Sellülitin kadınlarda görülmesinin en sık nedeni; kadın cinsine özgü olan ve erkeklerde yok denecek kadar az olan kadınlık hormonlarının deride özellikle kalçada ve üst bacakta yağ birikimine yol açmasıdır.

Sellülit oluşumunu etkileyen fiziksel faktörler ; cinsiyet (kadın olmak), genetik (aynı ailedeki kadınlardaki sellülit varlığı ve derecesi), ırk (beyaz kadınlarda daha sık), biotip (angulo-saksan ve İskandinav ırkına sahip olan kadınlarda karın derisinde, Latin kadınlarında kalça derisinde yerleşim), artmış deri altı yağ dokusu oranı (bu durumun varlığı deri yüzeyinde sellülit görünümünü artırır), yaş (ergenlik sonrası)’tır.

Dengesiz beslenme, sindirim sistemi problemleri (özellikle kabızlık), hareketsiz yaşam tarzı, psikolojik bozukluklar, hormonal (hamilelik gibi), dolaşım bozukluğu, metabolik sorunlar (tiroit bezi hastalıkları,şeker hastalığı v.s.), jinekolojik problemler, böbreklerle ilgili problemler,bazı ilaçların kullanımı (östrojen, antihistaminik, antitiroit, bazı kalp ilaçları kullanımı ), sellülit oluşumunda etkilidir.

Sellüliti oluşturan mekanizmalar : Sellülitin oluşma mekanizması tam olarak bilinmemekle beraber, çeşitli teorilerden söz edilebilir. Bunlar başlıca 3 kategori altında ele alınabilir ;

1- Damarsal teoriler
2- Yapısal teoriler
3- İnflamatuar teoriler
 
1- Damarsal teori : Bazı araştırmacılara göre sellülit, özellikle kılcal damar ağının kaybolmasına bağlı orta deri damarlanmasında meydana gelen bozulma sonucu başlayan bir kötüleşme sürecidir.

Kılcal damar ağı kaybının, yağ hücrelerinin bir arada kümeler oluşturarak, toplar damar dönüşünü baskılaması sonucu meydana geldiği düşünülmektedir. Sonuç olarak emilemeyen fazla sıvı, orta deri ve deri altı yağ dokusunda hapis olur. Kılcal damar ağının hasarlanmasından sonra protein oluşumunda azalma ve buna bağlı olarakta doku hasarının tamirinde yetersizlik ile sonuçlanan orta deri damarsal değişiklikleri başlar. Protein kümeleri, deri altındaki yağ kümecikleri altında toplanır. Ve derinin parmaklar arasında çimdiklenmesi şeklinde sıkıştırılması ile ortaya çıkan portakal kabuğu görünümüne yol açarlar.

2- Yapısal teori : Bu teori sellülitin daha çok aşırı kilolu ve şişman kadınlarda görülüyor olmasını temel alır. Bu teoriyi destekleyenlere göre sellülite neden olan orta deriyede bağlantıları olan aşırı miktardaki yağ adacıklarıdır. Söz konusu aşırı miktardaki yağ adacıklarını saran, sert , fibröz bağlantılar, sellülitin temel özelliği olan tümsekli, çizgili, engebeli deri görünümüne yol açar.
Bu teoriye göre kilo vererek yağ adacıklarının hacmini küçültmek, sellülit görünümünün de düzelmesini sağlayacaktır. Egzersiz de bu düzelmeye yardımcı olacaktır. Ayrıca kas kitlesindeki artma üzerindeki yağ dokusunu destekleyecek daha sağlam bir temel oluşturur. Tedavinin kilo verme ve egzersiz yapma temeline dayandırıldığı yapısal sellülit teorisi şu an için en az kabul görenidir.

3- İnflamatuar teori : Deri altı yağ dokusu fıtıklaşmalarına yol açacak olan orta derideki protein yıkımı ile sonlanan bir teoridir. Sellülitin ergenlik sonrası ve her adet kanaması siklusu ile görülmeye başlaması bazı araştırmacıları hormonal değişiklikleri değerlendirmeye yöneltmiştir. Adet kanamasından hemen önce salgılanan kollojenazlar, protein (kollojen) yıkımına yol açar. Ancak kollojenazlar sadece katmanındaki kollojeni değil aynı zamanda orta derideki kollojenide yıkarlar. Böylece deri alanına iltihabi hücreler akın eder.

Tekrarlayan bu kollojenaz üretimi daha fazla orta deri kollojen harabiyetine, buda yaşla birlikte sellülitte daha da kötüleşmeye yol açar. Bu teori şu an için en çok bilimsel veriye sahip olan teoridir.

Sellüliti Nasıl Teşhis Ederiz?

1- Subjektif bulgular :
* Alt bacaklarda gerginlik ve ağırlık hissi
* Soğuk ayaklar
* Gece krampları

2- Objektif bulgular:
* Portakal kabuğu görünümü ve pürüzlü görünüm
* Çatlaklar
* Deride renk değişikliği
* Elastikiyet kaybı
* Deri kıvrımlarında artış
* Deride incelme
* Ağrılı, ele gelen nodüllerdir. Klinik muayenede toplar damar sistemi yetmezliği bulgularınada rastlanır,bilek çevresi şişlikleri, kılcal damar genişlemeleri,varisler gibi değişiklikler bulunabilir.

SELLÜLİTİN KLİNİK DERECELENDİRİLMESİ

1- Sert Sellülit : Görünüm sıkı ve sabittir, ayakta durma veya yatma gibi poisyonlarla değişmez. Deri iki parmak arasında sıkıştırıldığında derin tabakalara yapışıklık nedeniyle portakal kabuğu görünümü ortaya çıkar. Sellülitin bu formu en çok çatlakları olan, düzenli fiziksel aktiviteye sahip genç kadınlarda görülür.

2- Gevşek Sellülit : Hareketsiz veya aniden kilo kaybeden kadınlarda görülür. Kas kaybı ve gevşekliği ile birliktelik gösterir. Çoğu kez 40 yaşlarından sonra sert tip sellülit yeterli tedavi edilmediğinde ortaya çıkar. Deri yüzeyi pürüzlülüğü belirgindir, hareketle sallanır ve pozisyonla ğişir. Kılcal damar genişlemesi ve varis gibi problemler eşlik edebilir.

3- Ödematöz Sellülit : Alt bacakların tamamında hacim olarak bir artış söz konusudur. Deri parlak ve incedir. Bacaklardaki ağırlık hissi ve ağrı-hassasiyet tipik şikayetlerdir. İz bırakan şişlik vardır (ödem). En şiddetlisi olmakla birlikte sellülitlerin en az görülen şeklidir.

4- Mix Sellülit : En sık görülen tiptir. Aynı hastada farklı bölgelerde değişik sellülit tiplerinin bir arada ortaya çıkmasıdır.

10- Mezoterapi
11- Endermoloji ( örneğin LPG aleti ile )
12- Diyet + egzersiz + masaj
13- Bitkisel peeling
14- Oksijen tedavisi


SELLÜLİT TEDAVİSİNDE “MEZOTERAPİ”

Sellülite magazin basınında çok fazla yer verilmekte ve neredeyse hergün yeni bir mucize tedavi seçeneği sunulmaktadır. Ünlü ünsüz bütün kadınları çok rahatsız eden bir sorun olmasına ve yok edilmesine yönelik çok fazla para harcanmasına rağmen bu problemi şifa ile sonuçlandıracak altın bir standart yoktur. Klasik tıbbın sellülit tedavi tekniği olan MEZOTERAPİ, bölgesel sorunları tedavi etmek için düşük miktarda ilaçla orta deri veya yüzeysel deri altı yağ dokusuna çok sayıda enjeksiyonun uygulanmasıdır.

Basında mucize tedavi olarak sunulan mezoterapinin etkinliğini gösteren, uluslar arası bilimsel dergilerde yayınlanmış bilimsel bir araştırma yoktur. Yayınlanmış makalelerin çoğunluğu da yan etkiler ile ilgilidir.

Mezoterapi uygulayıcıları sellülit oluşumuna neden olan teorilerden yola çıkarak çok farklı ilaç karışımları hazırlamışlardır. Hazırlanan ilaç karışımları dört basamakta etkilidir;

1- Lipo-ödemin atılması
2- Dolaşımın canlanması
3- Lipoliz
4- Bağ dokusunun korunması ve yeniden yapılanması
Doktorun kendisinin oluşturabileceği bu ilaç karışımlarının dışında ülkemizde bulunan hazır karışımlarda mevcuttur.

Mezoterapide kullanılan materyaller
• Enjektör ( 5-10 cc lik tek kullanımlık )
• İnce iğne uçları ( 4 mm,6 mm, 13 mm uzunluğunda ve 30 G çapında
• Tabancalar ( enjektör kullanmak istemeyen hekimlerin tercihi olabilir )
 
Uygulama sıklığı : Haftada bir yada iki kez. Daha sonra aylar boyunca ayda bir seans olarak devam edebilir.

Uygulama bölgeleri : Karın, uyluk dış yüzü, uyluk iç yüzü, diz üstü, kollar
Mezoterapide hastanın dikkat etmesi gerekenler.

Karın ve uyluklarda yerleşmiş yağ dokusu mevcut ise mutlaka diet ve egzersiz yapılmalıdır. Seans sonrası enjeksiyon bölgelerinde oluşan morarma ve hafif şişlikler için özel kremler faydalı olabilir.
Sonuç olarak sellülit, kadınlarda ciddi kozmetik kaygılara yol açan çok sayıda nedenle ve mekanizmayla ortaya çıkan deri değişikliğidir. Olumlu sonuçlarına rağmen sellülitte mezoterapi hastalara mucize bir tedavi olarak sunulmamalı, mezoterapinin etkinliği ve güvenirliği ile ilgili hastalar bilgilendirilmelidir. Buna ek olarak mezoterapi ile birlikte çeşitli tedaviler kombine edilerek sellülit tedavisi gerçekleştirilirse hem hastayı hem de hekimi memnun eden sonuçlar alınabilir. Tabii ki tedavinin başarısı doğal olarak sellülitlerin derecesine bağlıdır. Çok sertleşmiş sellülitte tedavi süresi daha uzundur. Daha erken derecelerdeki sellülit oluşumlarından tedavide daha kısa süreli sonuçlar alınabilir.

Unutulmamalıdır ki sellülit azaltılabilir ve kontrol altına alınabilir ama tamamen yok edilemez. Sellülit, kadın cinsiyetinin sürekli oluşan bir sorunudur. Bu nedenle alınacak önlemlerin ve tedavi kombinasyonlarının da sürekli olmaktan başka çaresi yoktur.
 
Endermoloji (LPG) ile SELLÜLİT tedavisi
 
Fransa’da geliştirilen klinik tedavi metodudur.
Özel isimli cihazlarla ciltte oluşan izleri yumuşatmak ve fiziksel tedaviye destek olmak amacı ile kullanılmaya başlanmış, tedavi uygulanan hastaların vücut hatlarında ve cilt tonusunda da bir gelişme gözlenmesi üzerine sellülit tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır.

İşlem , sellülitli alanlara esas olarak yoğurma tarzında masaj yapan elle tutulan bir mekanizmayı içermektedir.
                 

Tedaviye (kalçalar, uyluk, karın, bacaklar) naylon çorap gibi özel bir kıyafet giyilerek başlanır. Özel isimli bu cihazın dönen yuvarlak başlıkları ile uygulanan vakumlama masajı 35 dakika sürer.

Minimum toplam 14 seans olmak üzere haftada 2 veya 3 kez öngörülen başlangıç tedavisidir.Mezoterapi ve Cilt Beslenme programı ile desteklenmelidir.

 
SELLÜLİT TEDAVİSİNDE DİYET, EGZERSİZ VE MASAJ 
 
                                                   
Hareketsiz yaşam kas kitlesini azaltarak, yağ kitlesini artırmaya başlar. Bacaklarda kas kitlesinin azalmasına bağlı toplar damar dönüş mekanizması engellenir. Özellikle sıkı giysiler, çok yüksek topuklu ayakkabılar, aynı pozisyonda ayakta veya oturarak durmak, diz altı çorap giymek, toplar damar dönüşünü engelleyebilir. Sigara da bu değişiklikleri uyarır. Gebelik, farklı hormon düzeylerindeki artıştan dolayı ve toplar damar dönüşüyle ilgili engellemelere katkıda bulunacağından dolayı sellüliti artıran bir dönemdir. Sellülit tedavisindemucize bir diyet olmadığı, en iyi diyetlerin bile sellüliti tamamen ortadan kaldırmadığını biliyoruz. Ancak diyetlerle, vücuttaki toplam yağ oranının düşmesi sellülit görünümünü düzeltebilir. Beslenmedeki tek yönlülükte sellülitin çabuk oluşmasına neden olur. Günümüzdeki : fast food ve hazır yemekler, hayvansal yağlar, fazla tuz, yağ vücudun atıklardan temizlenmesini önler.

Karbonhidratlardan zengin, çok kalorili bir diyet, aşırı tuz alımı, posadan fakir diyet vücudun atıklardan temizlenmesini önler, kabızlığa yol açabilir.

Tuz, şeker ve yağdan fakir, sebze ve meyveden zengin bir diyet kan dolaşımını artırıp bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar.

Su, besinlerin sindirim ve emilimi için gerekli olduğu gibi atık maddelerin atılması içinde önemlidir. Sellülit tedavisinde bol su içmek önerilmektedir.

Kilo vererk selllitlerden tamamen kurtulmak mümkün değildir ama beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi, bilinçli beslenmek, yeterince su tüketmek, günlük fiziksel aktivitenin artırılması son derece önemlidir. Düzenli fiziksel aktivite ile Sellülit tedavisi karşılaştırılması ile ilgili bilimsel bir çalışma bulunmamaktadır. Ama sonuçta fiziksel aktivite kaslara oksijen sağlanması ve atıkların uzaklaşmasını sağlar. Egzersiz, kalp damar hastalıkları ve tansiyon yüksekliği gelişme riskini, tip 2 diabet gelişimini azaltır. Düzenli fiziksel aktivitenin endorfin salınımına neden olarak endişe düzeyini azaltır ve depresyon sırasında faydalı olur.

Masaj milattan önceki dönemlerden beri uygulanagelen en eski tedavi yöntemlerinden birisidir. Masaj kan ve lenf dolaşımını düzenleyerek dokuların oksijenlenmesini sağlar. Sellülitte masaj düzenli olarak yapıldığında sellülitin gelişimini yavaşlatır.

Sellülit kombinasyon tedavileriyle birlikte 20-25 seans kuvvetli sıvazlama ve yüzeysel yoğurma teknikleri ile masaj önerilebilir.

Sonuç olarak sellülit tedavisinde diyet, egzersiz ve masajın yeri hakkında da yeterli bilimsel çalışma bulunmamaktadır. Sellülit bilimsel çalışmalara ve bunların sonucunda geliştirilen kmbine tedavilere ihtiyaç duyar.
 
BiTKİSEL Peeling ve SELLÜLİT tedavisi

Bitkisel kaynaklı cilt soyma tekniği ile kan dolaşımı uyarılır, ciltte kanlanma düzenlenir ve cildin beslenmesi bu yolla artar. Bu tedavi yöntemi Mezoterapi, Endermoloji (LPG), Cilt-Beslenme programı ile desteklenmelidir.

Oksijen ve SELLÜLİT Tedavisi

Üst derinin yeterli oksijen ve besini temin etmesini amaç edinen iğnesiz oksijen tedavisidir.

Cildin problemli bölgelerinin derinlere nüfus eden oksijen tedavi yöntemi cilt ve vücut hücrelerine enerji gitmesini sağlar. Bunu da iğnesiz basınçlı oksijen enjeksiyonu sayesinde problemli bölgelere yaklaşık minimum 1.5 saat boyunca uygulanarak sağlar.

Temizlik ve masaj ile başlayan bölüm 1.5 saatlik basınçlı oksijenle devam edip isteğe göre 5 dakikalık mezoterapi adımından sonra sorunlu bölgeler kapatılarak aromalı oksijen solunum maskesi ile kür tamamlanır. Mezoterapi, Cilt Beslenme, Endermoloji (LPG) ile desteklenmelidir.

 
 
Yazdır | Arkadaşıma Gönder
 
 
 
CİLT SAĞLIĞI © 2007 | Her Hakkı Saklıdır |
Designed by Ideamc.com | Webpaketi.com