|
|
KİMYASAL PEELİNG
Kimyasal peeling ( kimyasal soyma işlemi ), cilt yüzeyinin uyarılarak, cildin üst ölü tabakasının atılması prensibine dayanır. Böylece alt derideki kan dolaşımı, hücre üretimi ve kollojen doku canlanmasına destek olunur.

Dermatologların uygulayacakları, kimyasal peeling’de kullanılan madde çeşitleri büyük bir oranda, cilt yüzeyinin kontrollü soyulmasını amaç edinmiştir.
Günümüzde cilt doktorları tarafından en çok kullanılan ve tercih edilen çok yüzeysel (hafif) peelingler olan ; alfa hidroksi asitler , beta hidroksi asitler, poli hidroksi asitler’dir. Hidroksi asitlerin dermatolojideki kullanımı, cilt yenileme tedavileri adı altındaki cilt bakımı için yeni bir yöntem gibi görünse de, ilk kez doktor Eugene van Scott tarafından 1970’li yıllarda uygulanmıştır. Aslında tarihin derinliklerine indiğimizde, eski Mısırlı'ların Kleopatra’sının süt banyoları ( laktik asit,bir çeşit alfa hidroksi asittir ) ve fermente edilmiş şaraplarla ( tartarik asit,üzüm ve şaraptan üretilir,bir çeşit alfa hidroksi asittir ) cilt bakımı yaptığı bilinir. Romalılar, yüz maskesi olarak şarap fıçılarının dibindeki tortuyu kullanırlardı. Bu tarihsel güzellik sırlarını derinleştirmek tabii ki mümkündür. Tarihte kullanılan bu maddeler, hidroksi asitler denilen, meyve asitleri adı altında yer alır. Meyvelerin yanı sıra hidroksi asitler ; şeker kamışı , domates suyu, süt, şarap’tan da elde edilir. Bütün hidroksi asitler, kronolojik yaşlanma belirtilerinde, lekelerde ve akne tedavilerinde son derece etkilidir. Hidroksi asit tedavileri, dermatologlar tarafından konsantrasyon ve Ph’ları bilinçli olarak ayarlanarak, farklı cilt sorunları ve cilt tiplerinde kısa sürelerde ve etkili şekilde uygulanır. Uygulama sonrasında, kişi, günlük işlerine rahatça devam eder, sosyal hayatından geri kalmaz. Reçete edilen dermatokozmetik ürünler ve mutlaka güneş koruma kremi kişi tarafından hergün peeling uygulanan cilde sürülür. Gerekirse, medikal tedavi de eklenebilir.
Kimyasal Peeling’in derecesi, yüzeysel ve orta dereceye gelmeye başladıkça, peelingi uygulayacak doktorun klinik tecrübe ve uzmanlık bilgisi ön plana çıkmaktadır. Örneğin yüzeysel ve derecesi arttıkça, orta derinlikte bir peeling olan TCA ( trikloroasetik asit ), bu derinlikteki peelingler arasında en çok tercih edilenlerden biridir. Bu peelingin, dermatologlar tarafından uygulanmaması halinde hoş olmayan sonuçlarla karşılaşılabilir. TCA peeling uygulaması ile üst deri ve orta derinin ( dermisin ) üst tabakaları hedef alınır. Uygulamadan sonraki 5-7 gün içerisinde cilt pul pul soyulur. Orta deri ortalama olarak 2-3 hafta içerisinde toparlanır,canlanır, üst deri ışıl ışıl bir görüntü alır. Genellikle ; sivilce izleri, güneş lekeleri, yaşlılık lekeleri, kırışıklıklar, keratozlar, bu peelingin uygulanmasındaki ana nedenlerdir. Dikkat edilecek en önemli konular ; bu peelingi, doğru cilt tipine, uygun derece ve sürelerde uygulamaktır.
Kimyasal peeling seansları, çeşitlerine ve derecelerine göre değişmekle birlikte, ortalama minimal 7 gün arayla yapılabilen, tedavi ihtiyacına göre değişebilen seans aralıkları ve hastaların ihtiyacına göre oluşturulan, hücre yenilenmesini hızlandıran, renk hücreleri olan melaninleri dengeleyen ve cildin genç diri görünmesini sağlayan kollojen üretimini arttırtan, yüzyılın dermatolojik cilt bakımlarıdır.
BİTKİSEL PEELİNG
Tıp bilimleri de bugün ilaçlar için hala bitkileri araştırmakta ve onların kimyasal yapılarını analiz ederek faydalı etken maddelerini bulmaya çalışmaktadır. Bir bitkinin anlamı sadece çeşidine ve miktarına bağlı değildir. İçerdiği etken maddeye göre değerlendirilmelidir. En doğru ve emniyetli tedaviyi yapabilmek için bu bitkileri ve kombinasyonlarını iyi tanımak gerekir.
Bitkisel kaynaklı cilt soyma metodu olan bitkisel peeling, doktorlar tarafından geliştirilmiş bir cilt yenileme yöntemidir. Almanya'da 1959 yılında, ilk uygulamalar başlatılmış, daha sonra da dermatolog, allergolog Dr. Christine Schrammek -Drusio 'nun çalışmalarıyla bugünkü durumuna gelmiştir. Bu bitkisel yöntemde cildin soyulması tamamen bitkisel kaynaklı ürünlere dayanmaktadır. Cilt soyucu ve yenileyici yeni bitkisel kompleksler de eklenerek etkinliği artırılmıştır. Aylık kürler halinde, uygulanan bu metotta, bitkisel karışımı; proteinler, karbonhidratlar, vitaminler, viskoz madde, sıkılaştırıcılar, fitohormonlar, enzimler, mineral tuzlar içerir.
İçeriğindeki maddelerden bazıları: Ormanda yetişen at kuyruğu, sulak yerde yetişen atkuyruğu, hercai menekşe, sarısabır, altıncık, gölde yetişen yosun, denizde yetişen yosun, papatya, sinir otu, ciğer otu, allantoin, pantenol, meyan kökü, buğday tohumu ekstresi, ökse otu, hamemelis virginialis, maya, sülfür, hiyalüronik asit, kılıç otu, melissa, ada çayı…
Pudra formundaki Bitkisel Peeling, bitkilerin yaprakları, çiçekleri, kökleri kurutulmuş şekilde sunulur. Bu karışım, konsantre bir losyonla karıştırılarak kullanma hazırlanır. Sonrasında seçilen deri alanında özel masaj ile lokal olarak uygulanır.
Aylık kürler halinde uygulanan BİTKİSEL PEELİNG ;
1) Kan dolaşımını hızlandırır. 2) Üst deride yenileyici etkisi vardır. 3) Kollojen üretimini arttırmada yardımcı olur. 4) Siyah noktaları azaltır.
Bitkisel peelingin uygulama basamakları ;
* Temizlik, * Sıcak havlularla cilt pansumanı, * Bitkisel peeling'in özel masaj ile uygulanması, * Masaj süresi sonrasında gazlı bez ile cildin kapatılması, * Bekletme süresinde batma hissini azaltmak için özel hazırlanmış losyon ile rahatlatma, * Bekletme süresi bitiminde peelingi yavaşça yüzden sıyırma, * Özel karışım krem ve güneş ışınlarından koruyucu krem sürme, * Hastayı, 4–5 gün sonra yapılacak ikinci bakıma kadar, bilgilendirme, * Hastanın yer yer soyulma belirtileri gösteren cildine 4-5 gün sonra , maske ve mekanik soyma işleminin uygulanması.
Bitkisel Peeling'in uygulandığı durumlar:
-
Yağlı, kan dolaşımı kötü, soluk,geniş gözenekli ciltler
-
Aknenin çeşitlerinde ( siyah nokta, beyaz nokta, iltihaplı sivilce )
-
İzler ( akne, tıbbi operasyon, kaza, yanık sonucu oluşan )
-
Güneş hasarlı ciltler
-
Kronolojik yaşlanmaya meyilli ciltler
-
El cildindeki yaşlılık belirtilerinde ( lekeler, gevşeme, kırışıklık )
-
Lekeler
-
Sellülitte destek tedavisi ( mezoterapi, LPG,oksijen tedavisi, beslenme programı, egzersiz kombinasyonu tavsiye edilir )
-
Ciltteki çatlaklarda ( gebelik sonrası, kilo alıp vermek, kas çalışmaları sonrasında, ergenlikteki çatlaklarda yardımcı tedavi olarak )
-
Sarkmış ve gevşemiş karın derisi, üst kol içi ve üst bacak içlerinde
-
Kıl dönmelerinde ( yardımcı tedavi olarak )
Bitkisel Peeling'in uygulanamadığı durumlar:
-
Bakteriyal veya viral orijinli cilt hastalıkları
-
Alerjik ve hassas ciltler
-
Sentetik A vitamini derivesi içerikli akne tabletlerinin tedavisi sırasında ( ör: Roaccutane )
-
Oral kortizon tedavisi sırasında
-
Bir cilt hastalığı olan Rozaesea’da
-
İlerlemiş kılcal damar genişlemeleri olan ciltler
-
Aktinik keratoz gibi kanser öncüsü durumlarda
MASKELER
ANTIOKSİDAN MASKELER
Yeşil çaydan, kömürden ve hatta soya isoflovonoidlerinden elde edilen, antioksidan etkiye sahip maskelerdir. Sözü edilen her maskenin uygulama süresi, 25-45 dakika arasındadır.Her çeşit peeling bakımları sonrasında, oksijen tedavileri sonrasında, botilinum toxin (Ör:Botox) uygulamaları sonrasındaki günlerde nem kaybını geri kazanmak için ve özel günlerde cildin ışıltısını sağlamak amacıyla uygulanan özel maskelerdir. Her mevsim uygulanabilirler.
ANTI AKNE MASKESİ
Yağlı ciltler, aknesi olan ciltler için uygulanan özel bir maskedir. Bu maskenin temel etken maddesi ; cildin fazla yağını emen, ciltten yüksek oranda emilen KAOLİN’dir. Dermatolog denetiminde haftada 3 kez ince bir tabaka halinde cilde sürülür, 15 dakika bekletildikten sonra temizlenir.
Anti akne maske saf ve bitkisel içerikli olduğundan akne tedavisinde bitkisel peeling tercih edildiğinde tedavi sırasında kombine olarak kullanılacak özel maske türlerinden birisidir.
NEM MASKESİ
Normal, kuru, erken yaşlanma belirtileri gösteren ciltler için göz çevresi dahil olarak uygulanan , tüm yüze sürülen , bitkisel içerikli özel bir maskedir. Maskenin içeriğindeki ana maddeler, cildin bağ dokusunu kuvvetlendiren, cildin gergin görünmesine katkıda bulunan, at kuyruğu, hiyalüronik asit içerikleri ile cildin nem tutmasına yardımcı olur. İçeriğindeki buğday tohumu yağı, çuha çiçeği, yüksek oranda E vitamini içeriği ile serbest radikallerin etkilerine karşı cilt görüntüsünü iyileştirmeye yardımcıdır. Cilde masajla uygulanmasından 10-12 dakika sonra, fazlalık kağıt havlu ile alınır.
YOSUN MASKESİ
Nemsiz ve yorgun ciltler için kan dolaşımının hızlanmasına yardımcı olan coralina officinalis ( sea algea ) adlı mercan kayalarında bulunan, mercanların alt kısımlarında hareketsiz olarak büyüyen , tropik yosunlardan elde edilen deniz yosunu içerikli özel bir maskedir. Akneli ciltler hariç tüm cilt tiplerinde uygulanır. Uygulamadan 15 dakika sonra ciltten çıkarılır.
OKSİJEN TEDAVİSİ
Üst derinin en altında bulunan, hücre tabakası cildimizin en aktif kısmıdır. Cildin 28-42 günde bir sürekli yenilenmesini sağlayan bu bölümde, cilde rengini veren madde de meydana gelmektedir. Üst derinin bu en alt tabakasının görevlerini yerine getirip, hepimizin gördüğü derinin sağlıklı, canlı, sorunsuz görünebilmesi için enerjiye ihtiyacı vardır. İhtiyaç duydukları, oksijen dışındaki glikoz, aminoasit, yağ asitleri gibi enerji veren maddeleri gıdalardan elde ederler. Hücreler bu maddeleri yakamazlar. Ancak kesinlikle enerjiye dönüştürürler.

Genç ciltlerin enerjisiz kalmak gibi bir sorunları yoktur. Taze ve canlı görünümlü derinin asıl beslenme kaynağı alt derideki kan damarlarıdır.
Olgun ciltlerde ise, kan dolaşımı yeterli değildir. Alt derideki minik damarlar tahrip olmuştur. Üst derinin ihtiyacı olan oksijen ve besini sağlayamamaktadır.
Sonuç olarak, hücre bölünmesi azalır. Böylece cilt incelir, kurur, formunu kaybeder, lekelenir, sonuç olarak kırışır.
Oksijen, hayat iksiridir. Oksijen olmadan, cilt ve vücut hücrelerine enerji gitmez, cilt sıkılığını kaybeder, yorgun bir görünüm alır. Kırışıklıklar ve erken yaşlanmanın belirtileri ortaya çıkar. İnsanın evrimi ile birlikte gelen bir başarı öyküsü olan oksijen’in , tedavide kullanılma fikri, doğal bakımlardan yana olan bilim adamı , Luther BODE tarafından geliştirilmiştir. Almanya’da , Fraunhofer Biomedikal teknoloji enstitüsünde yapılan bilimsel çalışmalar sonrasında geliştirilen, basınçlı oksijen tedavi yönteminin uygulandığı cihaz, 1997 yılında patentini almıştır. Günümüzde, sağlık sektöründe dermatokozmetik’in daha hassas,güvenli, etkili olmasını sağlayan,erkek, kadın ağrısız tekniklerle yaşlanmayı geciktirmek için başvuranları mutlu eden bu cihazın, piyasada birçok taklidi de üretilmiştir. Gerek vücut, gerek yüz cildindeki üst derinin alt tabakalarına, dermakozmetik kremler, 2 bar basınçlı saf oksijen ile , 90 dakika boyunca ciltte depolanacak şekilde, 4 adımda girdirilir.
Bu iğnesiz, basınçlı oksijen tekniği ile hangi dermatokozmetik problemlerimize çözüm bulabilmekteyiz?
1 – ANTIAGING TEDAVİ ( Erken yaşlanma belirtileri olan ; cilt sarkması, gevşemesi, kırışıklık, kuruluk problemlerine yardımcıdır.) 2 - LEKE TEDAVİSİ ( Cildimizde her nedenle ortaya çıkan lekelere uygulanan yardımcı tedavidir. ) 3 – AKNE TEDAVİSİ ( Ergenlik ve her yaştaki, her nedenle olan sivilce problemlerinde uygulanan yardımcı tedavidir. ) 4 – İZ TEDAVİSİ
5 – SELLÜLİT TEDAVİSİ ( Bu tedaviyi, MEZOTERAPİ ve / veya ENDERMOLOJİ (ÖR:LPG) ile desteklemek tedavi başarısını arttıracaktır. )
Hassas, etkili, güvenli bir yöntem olan oksijen tedavi’sinin, dermatolog denetiminde, işin uzmanı estetisyen tarafından uygulanması, doğal giysiniz cildinizin, tazelenmiş görünmesine neden olabilecektir.
BİTKİSEL KÜR
Bitkisel peelingde kullanılan pudra formundaki bitkisel içerik, kür adı altında, ürün miktarı çok azaltılarak ve dolayısıyla maliyet düşürülerek, tüm yıl boyunca bütün cilt tiplerinde uygulanabilen, 25 dakika süren, 7-15 günde bir tekrarlanabilen cilt bakımlarıdır. Bitkisel kür seanslarında, bitkisel peeling uygulamasındaki gibi 5 günlük su yasağı yoktur. İşlem sonrası görünür soyulma olmaz ve bitkisel peelingdeki gibi 5. günde şart olan, 2. bakım yoktur. |